MTV Movie Awards‘un kazananlarına falan baktıysanız, Pitch Perfect diye bir filmin ve oyuncularının ödül aldığını muhakkak görmüşsünüzdür. İşte ben de o haberlerde görüp filmi merak ettim. Öncelikle IMDb’deki puanına baktım. 7.2’lik iyi denebilecek bir puana sahip olduğunu görünce, konusuna bile fazla göz gezdirmeden filmi izlemeye koyuldum.
Konusundan bahsedeyim: Filmde, baş roldeki ablamız, üniversiteye yeni başlayan -Amerikalıların freshman dediği- bilgisayarında mix’ler hazırlayan, DJ’lik hayalleri olan çömez öğrencilerden biridir. (Bu arada filmde kızın yaptığı iddia edilen remix’ler gayet güzeldi) Bir şekilde üniversitedeki acapella parçalar seslendiren öğrenci gruplarını keşfeder -ya da bu gruplardan biri tarafından keşfedilir de diyebiliriz-. Sonrasında, tahmin edilebileceği üzere bir aşk hikayesini de barındıran olaylar gelişir.
Filmin, Glee‘nin şöhretini kullandığını söylemek yanlış olmaz. Tek fark olarak buradaki öğrencilerin tamamı, şarkıları acapella olarak cover’layarak performanslarını gerçekleştirirken, Glee‘de nadiren acapella performanslara rastlıyoruz.
İşin aslı filmi izlerken “Bakalım hangi şarkıları cover’layacaklar?” beklentisiyle sonuna kadar heyecanla bekledim ve geçmişten günümüze birçok şarkının cover’larının başarılı icralarına tanık oldum. Önceden Glee’yi de aynı heyecanla izlerken, artık “Bakalım hangi şarkının ağzına sıçacaklar?” beklentisiyle izliyorum. Neyse filmde çok derinlemesine verilmese de bi çok ilgi çekici karakter var. Özellikle MTV Movie Awards’da da önce çıkan Fat Amy karakterini canlandıran Rebel Wilson cidden ilginç bir karakter.
Eğlenceli bir şeyler izleyeyim diyorsanız, Pitch Perfect’i kesinlikle öneririm. Ama umutlarınızı yüksek tutmayıp sadece izlerken hoşça vakit geçireceğiniz ve yer yer güleceğiniz bir film olduğunu unutmayın.
(Bu arada filmin riff-off denen kapışma kısımları güzeldi gayet)
